“Ya Rab belayı aşk ile kıl aşına beni Bir dem belayı aşktan etme cüda beni.” (Kays/Mencun)
Başbakanlık Başdanışmanı İskender Pala ve Cumhurbaşkanlığı eski Sekreteri ve AK Parti Sakarya Milletvekili ve  Mustafa İsen ‘Fuzûlî – Leyla ile Mecnun’u anlattılar…


Iskender Pala ve Mustafa IsenTürkevi Araştırmalar Merkezi, Pırıltı Edebiyat Dergisi ve Mürekkep Vakfınca düzenlenen, “Fuzuli ve Leyla ile Mecnun” adlı konferansa Başbakanlık Başdanışmanı Prof. Dr.  HYPERLINK “http://www.haberler.com/iskender-pala/” \o “İskender Pala Haberleri” İskender Pala ve Cumhurbaşkanlığı Eski Sekreteri ve  HYPERLINK “http://www.haberler.com/ak-parti-8253/” \o “AK Parti Haberleri” AK Parti  HYPERLINK “http://www.haberler.com/sakarya/” \o “Sakarya Haberleri” Sakarya  HYPERLINK “http://www.haberler.com/milletvekili/” \o “Milletvekili Haberleri” Milletvekili  HYPERLINK “http://www.haberler.com/mustafa-isen/” \o “Mustafa İsen Haberleri” Mustafa İsen katıldı.
Mürekkep Edebiyat Vakfı Başkanı Hilal Doruk’un selamla konuşmasının ardından söz alan Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, geniş bir coğrafyaya hitap eden Fuzuli’nin, Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olduğunu, Fuzuli’nin Arapça ve Farsça da yazmasına karşın en önemli eserlerini Türkçe kaleme aldığınu söyleyen  İsen şöyle konuştu:
“Türk edebiyatında Leyla ile Mecnun’u Fuzuli’den önce de yazan oldu. Fuzuli acıları ve dertleriyle bunu en iyi kaleme alan isimdir. Fuzuli’yi diğer şairlerden ayıran en önemli özelliğin, şiirlerinin toplumun farklı kesimlerince anlaşılmasıdır. Edebiyat dünyasında farklı sosyal sınıflara aynı oranda hitap eden şair sayısının çok azdır. Türk dünyasında en çok basılan kitap Leyla ile Mecnundur. Fuzuli’nin eserlerine Türkler’in olduğu her yerde rastlamak mümkün. Kendi çağından başlayarak yakın döneme kadar en çok okunan isimlerden biri. Türkiye’de Fuzuli’nin divanını ezbere bilenlere rastladım. Türk uygarlığının Fuzuli gibi dünya medeniyetine katkı sunan birçok isim yetiştirdi.  Bu tabii ki bize gurur verdiği gibi sorumluluk da yükledi”
Amsterdam Merkez Kütüphanesi OBA’da gerçekleşen söyleşide söz alan Başbakanlık Başdanışmanı  Prof. Dr. İskender Pala,  ‘Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun beyitlerinde Shakespeare’den daha güzel hikayeler var. Fuzuli’nin eseri Leyla ile Mecnun’a ülkemizde hak ettiği değer verilmedi . Kaldı ki başka ülkelerde buna benzer eserlere büyük önem verilmektedir’ dedi.

 

Muhtesem katilimFuzuli’nin eseri Leyla ile Mecnun’u sinevizyon eşliğinde detaylı şekilde dinleyicilere aktaran Pala, “Bu kitapları eskiden okuma yazma bilen bir kişi köy odalarında okur, diğerleri dinlerdi. Bizim dedelerimiz bunu yapardı ve okuyanlar kitabı açıklardı. Onlar bu eseri nesillerden nesillere aktardılar. Ondan dolayı bu kitap bir kültür kitabıdır. Şimdi de sizin okumanızı bekliyorum ve nesillerden nesillere aktarmanızı bekliyorum. Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliet’ten daha iyi bir eserdir. Bunu sadece biz değil, konunun uzmanları da söylüyor. Bugün  HYPERLINK “http://www.haberler.com/shakespeare/” \o “Shakespeare Haberleri” Shakespeare’in dili eskimiştir. Orijinal dilini anlayan İngiliz aydını azdır. Bizde  HYPERLINK “http://www.haberler.com/leyla-ile-mecnun/” \o “Leyla ile Mecnun Haberleri” Leyla ile Mecnun’un orjinalini okuyan ise neredeyse yoktur.  HYPERLINK “http://www.haberler.com/leyla-ile-mecnun/” \o “Leyla ile Mecnun Haberleri” Leyla ile Mecnun masaldan öte bir medeniyet ve ahlak kitabıdır. Okumaya okumaya Kendimize ait hazinemizden uzaklaştık.”

 

Hediye takdiim edildiProgramda Leyla ile Mecnun’dan film, opera ve müzikaller yapılmasını isteyen Pala, bunu en iyi yapacak kişilerin de Avrupa’da farklı dillere hakim genç nesiller olduğunu dile getirdi. Fuzuli’nin yazdığı eserden bölümleri en ince ayrıntısına kadar açıklayan Pala, Leyla ile Mecnun’un aşkını şöyle anlattı.
‘Aşk denilince akla ilk gelen, türlü kitaplara, filmlere konu olan Leyla ile Mecnun mesnevisi, edebiyatımızın en lirik şairi Fuzulî’nin şaheseri olmasının yanı sıra, en büyük aşk mesnevilerinden de birisidir. Sevgiliye kavuşamamakla inşa olan bu aşk, dünyevi aşkı tarif eder gibi görünse de, tasavvufi öğelerden beslenerek sonunda Tanrı aşkına ulaşmaya varır ve vahdet-i vücud inancını (varlığın birliği) ortaya koyar. Diğer aşk mesnevilerinin çoğunun aksine sevgililer kavuşamazlar ve ölüm bu aşkın tamamına erdiği yer olur.’ 

Hollanda’da yaşayan Türk gençlerinin yoğun bir ilgi gösterdiği toplantıda soru ve cevaplardan sonra, Amsterdam Başkonsolosumuz Tolga Orkun ve Hollanda Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör tarafından konuşmacılara birer plaket verildi. 
Türkevi Başkanı Veyis Güngör,  Bundan sonraki toplantılarında edebiyata ağırlık vereceklerini ve Ahmet Yesevi Yılı münasebetiyle Ankara başta olmak üzere, Almati ve Amsterdam’da çeşitli etkinlikler düzenleyeceklerini söyledi.